Istanbul'un Tarihi Alanları: Covıd-19 Şartlarında Koruma ve Turizm

ÇEVRİM İÇİ TOPLANTI: İSTANBUL' UN TARİHİ ALANLARI COVID-19 ŞARTLARINDA KORUMA VE TURİZM


24 ŞUBAT Çarşamba Günü gerçekleştirilecek çevrim içi etkinliğe toplantıya buradan kayıt olabilirsiniz. 

İSTANBUL’UN TARİHİ ALANLARI: COVID 19 ŞARTLARINDA KORUMA VE TURİZM 

Our World Heritage  2021 Turizm Tartışmaları Çerçevesinde Hazırlanmıştır.

24 Şubat 2021, 15:00 – 17:00 ZOOM Çevrim içi Toplantı

Dil: Türkçe

Organizasyon: Nuran Zeren Gülersoy ve Hande Akarca

Moderator

Hande Akarca Dr.-Düzce Üniversitesi


Katılımcılar:

Bahattin Yücel- Turizm Eski Bakanı

Iclal Dincer- Prof.Dr. Yıldız Teknik Üniversitesi, ICOMOS Turkiye

Nuran Zeren Gülersoy- Prof.Dr. Işık Üniversitesi, OWH

Oktay Özel- İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı

Özcan Biçer Direktör - İstanbul Turizm Platformu

Zeynep Enlil Prof.Dr.- Yıldız Teknik Üniversitesi, EUROPA NOSTRA Turkiye

A.Ege Yildirim-Our World Heritage, Sürdürülebilirlik Koordinatörü


Odak Alan: İstanbul Kara Surları


Video Gösterimi: İstanbul Kara Surları: Merve Gedik Ala - İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı  



Akademi, STK'lar ve yerel yönetimlerden farklı uzmanlık alanlarına sahip katılımcıları bir araya getiren bu çevrimiçi panelde, İstanbul Dünya Miras Alanları ile İstanbul’un genelinde değişen kentsel peyzaj bağlamında, kültürel miras ve turizm arasındaki ilişkide mevcut zorluklar değerlendirilecek ve özellikle Covid-19 salgınının sonuçları incelenecektir.

 

Dünyanın efsanevi şehirleri arasında yer alan İstanbul, yüzyıllar boyunca hayali olanı çağrıştırmış, dünyanın dört bir yanından gelen gezginleri ve yerleşimcileri de içine alarak, somut ve somut olmayan kültürel mirası meydana getiren kültür çeşitliliğini daha da zenginleştirmiştir. Geçmişin ve bugünün sakinleri ve ziyaretçileri, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin mimari şaheseri olarak kabul edilen anıtlarına hayranlıkla izlemektedirler. Bu anıtlara örnek olarak, Mimar Sinan'ın 1550-1557'de tasarladığı Süleymaniye Camii Kompleksi, 17. Yüzyıl Sultanahmet Camisi, Sokollu Mehmet Paşa Camisi, 16. Yüzyıl Şehzade Cami Külliyesi, 15. Yüzyıl Topkapı Sarayı, Konstantin hipodromu, Valens Su Kemeri, 532-537 yılları arasında Tralles Anthemios ve Miletusin İsidoros, tarafından tasarlanan Ayasofya ve Aya İrini, Küçük Ayasofya Camii (eski St Sergius ve Bacchus Kilisesi), Zeyrek Camii (İmparatoriçe İrene tarafından II. John Komnene yönetiminde kurulan eski Pantokrator Manastırı) ve 14. ve 15. yüzyıllardan mozaik ve tablolarıyla Kariye Kutsal Kurtarıcısı Kilisesi sayılabilir. 447 yılında II. Theodosius tarafından yaptırılan, ikinci savunma hattına sahip 6.650 metrelik Kara Surları, askeri mimarinin önde gelen referanslarından birisidir. Ayasofya, sadece kiliselerin değil camilerin mimarisinin oluşmasında da örnek olmuştur. Aynı dönemde, Konstantinopolis'in saray ve ibadethanelerindeki mozaikler hem doğu hem de batı sanatını etkisi altına almıştır.

 

İstanbul'un üstün evrensel değerini gösteren bu Dünya Mirası Alanları’nın temel özellikleri, 1980'lerin ortalarına kadar koruma önlemleri sayesinde köklü değişikliklere ve bozulmaya uğramammış olmalarıdır. Süleymaniye ve Zeyrek mahallelerindeki ahşap evler ile Kara Surları ne yazık ki Dünya Mirası listesine alındığı sırada da kırılgan bir durumdaydı. Değişim baskısına rağmen, ahşap yapıları koruma ve güçlendirme çabaları, önemli bir kısmının hayatta kalmasını sağladı. Bakım eksikliği ve halkın değişim arzusu nedeniyle kentsel dokunun genel olarak bozulmasına yol açan ve yapıların kullanımını etkileyen, bölgenin sosyal yapısındaki değişiklikler, bu alanların korunmasına karşı özellikle zorlayıcı etmenler olmuştur. Aynı şekilde, belediye yetkilileri tarafından restorasyonu için uyumlu bir çaba gösterilinceye kadar, birçok bölümdeki Kara Surları’nın kalıntıları ise bakımsız kalmış; yine de Surları koruma yöntemi ve tekniği, önemli uluslararası tartışmalara yol açmıştır. Koruma ve değişim/gelişme arasında bir denge bulmak, bu tür tarihi alanlarda hassas bir konudur. Koruma ve Yönetim Planı, bu Dünya Mirası Alanını tehdit eden çok çeşitli konuları ele almayı amaçlar ve şehrin trafik ve ulaşım sorunlarını, kentsel dönüşüm stratejisini ve ilgili yasa ve yönetmeliklerle ilgili olarak turizm yönetimini içerir.

 

Bu çevrimiçi seminerde, 1985 yılında Dünya Mirası Listesi'ne giren dört bölümden oluşan "İstanbul'un Tarihi Alanları"nı; 

(1) Arkeoloji Parkı ve Topkapı Sarayı; 

(2) Süleymaniye Külliyesi ile Süleymaniye Mahallesi, çarşılar ve çevre ahşap evler yerleşimi; 

(3) Zeyrek semti ve Zeyrek Camii (eski Pantokrator kilisesi); 

(4) Theodosyus Kara Surları ve Sur komşuluğunda eski Blakhernea Sarayı kalıntılarının bulunduğu alanlarının farklı potansiyelleri incelenerek, turizmin kültürel mirasın korunmasına daha iyi hizmet etmesi ve yerel halkın yararına nasıl yönlendirilebileceği konuları tartışacaktır. 

 

Bu toplantıda ele alınacak sorular arasında şunlar yer almaktadır:

İstanbul Dünya Miras Alanları'nın turizme katkısı yadsınamaz, acaba turizm de bu alanların korunmasına katkı veriyor mu?

Turizm, kültür mirasının güçlendirilmesi ve daha iyi bir yasal korumaya kavuşması için  itici bir güç olabilir mi?

 Artan turizm bağlantılı altyapı inşaatları kentin genel görünümünü dönüştürürken, devam eden yatırımlar kültürel mirasın korunması çabalarıyla uyumlu mudur?

Turizm yatırımları, yerel kalkınmaya daha iyi hizmet verecek şekilde daha kapsayıcı olarak nasıl yönlendirilebilir?

Ziyaretçi yoğunluğunu aşırı kalabalık anıtlardan İstanbul'un daha az bilinen kıymetli köşelerine doğru yönlendirebilmek için hangi yenilikçi kültürel güzergâhlar geliştirilebilir?

Yerel sakinlerin, “folklorikleşmeden” kaçınarak ve yaşam tarzlarına zarar getirmeden, somut ve somut olmayan kültürel varlıklardan yararlanmaları için ne tür bilinçlendirme stratejileri ve faaliyetlerine ihtiyaç vardır?

Covid-19'un turizm için yeni bir strateji oluşturmadaki sonuçlarından öğrenilecek dersler nelerdir ve turizm ve kültürel miras gelecekteki krizlere karşı daha fazla direnç oluşturmaya nasıl katkıda bulunabilir?